7 Temmuz 2017 Cuma

UYANMAK VAKTİ - Girdap ve kurtuluş - 2. Bölüm



          Bugün değişiklik yapıp alış-veriş merkezine gideyim diye düşündü. Öylesine seçtiği, ihtiyaç ya da değil, ne bulursa aldı. Ödeme için aşağı indiğinde, raflardaki kitaplara ilişti gözü. Birden çok şaşırarak aldığı bir kitabı iyice inceledi. Kitap ona ilk sayfadan itibaren kendini anlatıyor gibiydi. Yazarla ilgili arka kapak bilgilerini incelediğinde. Yazarın fotoğrafıyla bir şok daha yaşadı. Hızlıca ödedi aldıklarını, eve gidip kitabı okumaya başladı. Kitabı sonuna kadar okumuş ve çok beğenmişti. Kitapta kendisinden bir şeyler bulmuştu.

         Gazetedeki kitap şenliğinin ilanlarında, okuduğu kitabın yazarının imza günü olduğu yazıyordu. Hemen hazırlanıp çıktı. İçi içine sığmıyordu. Karşılaştığında ona ne diyeceğini düşünüyordu ki söyleyebileceği hiçbir şey yoktu. Bunca zamandır nerede olduğunu, gelmediği günler, haftalar, hatta aylar boyunca nasıl olduğunu sorabilirdi. Yazdığı kitapta kendisinden bir şeyler anlattığı için ona teşekkür edebilirdi. Bunları düşünürken etkinliğin olduğu yere varmıştı bile. Kapıdan girerken güvenlik görevlilerinin onu oyalamasına biraz sinirlendi. Yazar da ondan hemen sonra kapıdan girmiş, yayıncılar tarafından karşılanmıştı bile. Fark ettiği gibi yanına koştu. "Kitap harika olmuş, ne zamandır seni göremiyorum oldukça merak ettim nasılsın?" demişti. Yazar, gözlerini kıstı, düşünceli bir şekilde kadına baktı. "Sizinle tanışmış mıydık?" dedi. "Nasıl hatırlamazsın hani parkta uzun uzun sohbet ediyorduk. Sana annemden bahsetmiştim." dedi fakat karşısındaki adamın onu tanımadığı çok açıktı. Başı döndü ve sendelemeye başladı. Adam onun kolunu tuttu ve iyi olup olmadığını sordu. "Tamam iyiyim" dedi kadın. "Bir yanlışlık olmalı." Hemen oradan uzaklaştı. Lavaboya gidip iyice bir kustu. Öyle bir kustu ki kusmuk lavabodan taşıp etrafa yayılıyordu. Oradan hızlıca kaçarken kapıyı kusmuk selini engellemek için kapattı. Evrenin her yerinden geldiğini düşündüğü gürültülü sesi, duymamaya çalışıyor, kulaklarını elleri ile kapatıyor, fakat bir türlü engel olamıyordu. Hemen eve gitmeliyim diye düşündü. Bir taksiye atladı evin yolunu bir an unutmuş olmasına rağmen çantasındaki elektrik faturasının üzerinde yazan adresi taksiciye gösterdi. Hala başı dönüyordu. Evin kapısını güçlükle açabildi. Üstündekileri çıkarmadan duşa girdi. Akan suyun rengi yeşildi. Bana ne oluyor bu yeşil boya da nereden geldi diyordu. Biraz açılmaya başlamıştı. Duştan çıktıktan sonra kendine koyu bir kahve yaptı. Kitabı tekrar gözden geçirmeye karar verdiğinde kitabın çantada olmadığını fark etti. Belki de takside unutmuştu.

         Ertesi sabah çok erken bir saatte kalktı. Dünkü olayların gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu düşünmeye başladı. Kendisine kahvaltılık bir şeyler hazırlayıp, demli bir çay eşliğinde kahvaltısını yaptı. Köpeği dışarı çıkarıp gezdirdi. Marketten ihtiyacı olan şeyleri aldı. Temizlik yaptı. Yemek hazırlayıp yedi. Akşam yemeğinden sonra, annesine ait çeyiz sandığını düzenlemeye karar verdi. Sandıkta sararmış bir gelinlik, dantel bir masa örtüsü, iğne oyaları, birkaç abiye elbise vardı.  Onları tek tek eline alıp sarılıyor, göz yaşları içinde annesine ait bir parçayı elinde tutmanın, içindeki hüznü biraz olsun unutturabileceğine dair kendini avutmaya çalışıyordu. Eşyaları özenle yerine yerleştirirken, dipte, aslında orada olması tuhaf kaçan bir şeye eli uzandı. Bir kitaptı bu. Yeşil bir kapla kaplanmış kitabın burada ne aradığına dair fikri yoktu. Kitabı açıp baktığında baş dönmesi tekrar başlamıştı işte. Duvarlar ve yer, ahenk içinde dünya ile birlikte dönüyor, kendi de bir boşluktan içeri düşüyordu. Elleriyle sandığa tutundu. Boşluk büyüdükçe büyüyor, ayakları artık boşluğun içine girmiş görünmüyordu. Dünyanın bir gün durabileceği ile ilgili hikayeleri aklına getirdi. Keşke şimdi hemen dursa, o döndükçe ben de dönüyorum galiba dedi. Kendine geldiğinde gece 03,17'ydi . Muhtemelen bayıldığı zaman zarfında dünya, güneşe küsüp, olduğu yerde kalmıştı. Kalkıp yüzünü yıkadı. Sandıkta bulduğu kitapta onu bu kadar etkileyen ne vardı? Tekrar eline alacak olsa yine aynı şekilde etkilenecek miydi? Sandığın başına gitti. Derin bir nefes aldıktan sonra yeşil kaplı kitabı inceledi. İyi de bu kitap... Bu o yazarın kitabı. Bu bende ne arıyor?  Marketten aldığımı takside unuttuğuma göre bunu daha önce almış olmalıyım diye düşündü. Kitabı alıp odasına gitti yatağına oturdu. Hiç kalkmadan baştan sona sabaha kadar okudu. Ağlamaya başladı. O kadar çok ağladı ki artık takatsiz kalmıştı. Bana ne oluyor diye bağırmaya başladı. Hepsi yalan mıydı? Tamamen kafasında olup bitiyordu belki de. Bununla yüzleşmek zorunda hissediyordu kendini. Belki de hastaydı.

           O gün, yazarın başka bir imza günü için hazırlandı çıktı. Bu kez kapıdan çabucak geçmiş, yazarın olduğu standa yaklaşmıştı. Kitabı eline aldı son sayfayı açtı ve okumaya başladı.


BİTTİ...

Yorum yapma şeklinizi seçiniz: yada

19 yorum:

  1. O adamın nereden çıkacağını merak etmiştim.:) Güzel olmuş. Kaleminize, yüreğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Aaa :) dur bakayim daha neler olacak. Merakla bekliyoruz :)

    YanıtlaSil
  3. :) Bitti. Yorum için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende bölüm bitti sandim tüh güzeldi ama :)

      Sil
    2. Hikaye tam olarak nerede bitiyordu biliyor musun? Kapıdan çıktığında:)
      Yorum için teşekkürler.

      Sil
    3. İşte bende baska bir sekilde yine bölümü devam ettircen sandim. 😁 İki bölümmüş meger

      Sil
  4. yaaa anlamadım yaaa. bi gizem var ama çözemedim. nasıl oluyor o yeşil kitap şimdi neydi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikaye o yeşil kitabı almasıyla başlıyor. Kitap hep aynı kitap. İlk aldığını, yeşil bir kapla kaplamış fakat o bunu hatırlamıyor. Konuştuğunu sandığı adam da kitabın arka sayfasında fotoğrafını gördüğü yazar.
      2. Bölümün son satırından sonra 1.bölüme döngü var. Kadının hikayesi yazara kitap imzalattıktan ve kapıdan çıktıktan sonra bitiyor. Bu farklı bir hikaye, gizemi ve döngüyü içinde barındırıyor. Hihi. Yorum için teşekkürler.

      Sil
  5. hikaye de yazarla kadın okuyucu arasındaki bir iletişimde derlenmiş..bu bölümdeki hikayenin sonu da içinde saklı bir gizemle bitiyor :)) gerçekten çok gizemli ve iyi bir hikaye olmuş..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gizem ve döngü üzerine kurulu bir hikaye. Yorum için teşekkürler.

      Sil
  6. Merhaba, hikayenizi şimdi okudum. Dönüp ilk bölümü bir kere daha okuyunca bir döngünün içinde buldum kendimi. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl mutlu oldum:) Yorum için çok teşekkürler.

      Sil
  7. Fantastik bir öykü, insan bitmedi sanıyor gerçekten ki, ben bitmedi sandım:) ama bitmiş. Kalemine sağlık Derya'cığım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonunda 1.bölüme döngü var. Hikayenin gerçekten bitmesi kadının kapıdan çıkmasıyla gerçekleşiyor. Yorum için teşekkürler.

      Sil
  8. Gizemlerle dolu bir hikaye olmuş 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için teşekkürler. Döngüye göre okudun değil mi?

      Sil
  9. birinci bölümü okumadan ikinci bölümü okudum. Dedim ki gizem var merak var bu hikayede.. Sonuna kadar bir merak peşimi bırakmadı. En sonda bitti yazısını görünce şok oldum. Dedim başka bölüm yok mu yani.. Sonra birinci bölümü okuyup yoruma geldim. :)) Ters gitti bende işler ama olsun :))
    Valla bir merak uyandı ki bende kısa zamanda gelsin bölüm bekletme bizi :) Kalemine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz doğru biraz yanlış:) ikinci bölümün sonunda birinci bölüme döngü var. İkiden okuyup bire dönünce anlaşıldı mı bilmiyorum. Genelde benim de sıralamaya göre okumadığım hikayeler olur öyle, sonradan bütünlemeyi severim. Bu hikaye doğru sıralamayla okunmalı ve ikinci bölümün sonunda başa dönülmeli ki tam anlaşılsın.
      Bir de iki bölümlük hikaye bu. Başka bölüm yok. Kadının her şeyin farkına varmasıyla bitiyor hikaye. Herkese hitabeden bir hikaye değil. Meraklandığına sevindim. Yorum için çok teşekkürler.

      Sil